10 Kasım 2015 Salı

Bizim Mahallenin Çocukları

 BMÇ Yayıncılık

BMÇ Yayıncılık

Kitaplarımız


Kategori: Anlatı
Yazarı: Gamze Çimen
Ebat: 13,5X19,5
Kitap kâğıdı
 Lappasına Aşktı
Kategori: Roman
Yazarı: Kenan Aydın
Ebat: 13,5X19,5
Kitap kâğıdı
 Harflerin Çıkakları
Kategori: Başvuru
Yazarı: Kenan Aydın
Ebat: 13,5X19,5
Kitap kâğıdı
 Vefasız
Kategori: Şiir
Yazarı: Ercan Çelik
Ebat: 11,5X18,5
Kitap kâğıdı

 Zor Bir Yol
Kategori: Roman
Yazarı: Ercan Çelik
Ebat: 13,5X19,5
Kitap kâğıdı

E-Kitaplarımız

Kategori: Anlatı
Yazarı: Gamze Çimen
E-kitap
 S Z Nasıl Çıkarılır
Kategori: Kişisel gelişim
Yazarı: Kenan Aydın
E-kitap
 Sığ Devlet
Kategori: Eleştiri
Yazarı: Kenan Aydın
E-kitap
 Türkçeye Mühendis Eli Değdi
Kategori: Dilbilgisi
Yazarı: Kenan Aydın
E-kitap
 R Nasıl Çıkarılır
Kategori: Kişisel gelişim
Yazarı: Kenan Aydın
E-kitap
Kategori: Başvuru
Yazarı: Kenan Aydın
E-kitap
 Lappasına Aşktı
Kategori: Roman
Yazarı: Kenan Aydın
E-kitap
 Zor Bir Yol

24 Aralık 2013 Salı

Nutuk (Söylev)

-->

"Kitabımı yayınlatmak istiyorum" diyorsanız tıklayın

 Türkçe fonetik
Şimdi değilse bir gün LAZIM olur
Divanu Lügati't-Türk'ten sonra
Türkçe
dil bilgisine dokunan ilk kitap

e-kitap satın al
Tam bir kaynak eser.
Bu kitaptaki bilgiler
Başka yerde yok

BMÇ Yayıncılık'tan   Satın al.
e-kitap olarak satın al
babil.com  

SÖYLEV (NUTUK)

Dinleyicilere belli bir düşünceyi iletmek, bir ülküyü aşılamak ve bunları yaparken de halkı, dinleyiciyi coşturmak amacını güden sözlere nutuk, "söylev"; bu sözleri söyleyenlere "hatip"; söz söyleme sanatına da "hitabet" denir.
Hatip, konularını daha çok, toplumsal düşüncelerden, ulusal davalardan seçer. Genellikle törenlerde, ulusal günlerde, yıl dönümlerinde, mitinglerde gündeme gelir.

Söylev (Nutuk)Hazırlama

İyi bir söylev hazırlamanın ilki, o konuda yeterli bilgi sahibi olmaktır. Bunun için de okumak, gözlem yapmak, incelemek, araştırmak; konuyu açıklayıcı, kanıtlayıcı ve destekleyici nitelikte özlü sözler, şiirler... vs. bulmak, bunları bîr plan dahilinde hazırlamak, sonra da yüksek sesle prova etmek gerekir.
Bütün bunlar yapılırken de gerekli olanın dışına taşmamalı, zaman sınırı, etkileyicilik vs. öğeler iyi hesap edilmelidir. Söylevde özellikle giriş ve sonuç bölümleri dinleyiciler üzerinde bırakacağı etki bakımından çok önemlidir. Bu nedenle söylevin giriş ve sonuç bölümleri oldukça çarpıcı olmalıdır. Bu konuda söylenenlere kulak verelim. Söylevde en önemli nokta, söze iyi başlamaktır. Söylevde en güç olan, dinleyicilerle teması devam ettirmektir. İlk sözler, ilk izlenimler son derece önemlidir. Söylevin başında beş on kelime ile, dinleyiciler çoğunlukla ya kazanılır ya kaybedilir. (L.THORPE)


Söyleve son veren sözlerin, çok önemli bir görevi vardır; son sözler, bütün söylevi bağlayan bağları tamamlar. Söylevinize son veren sözleri önceden hazırlayıp söyleyin, "Artık söyleyeceğimiz bir şey kalmadı." diyerek sözünüzü biçimsiz bir şekilde bitirmeyin. (R. COLLİNS)

Kuşkusuz girişin ve sonucun arasında da dinleyicinin ilgisi canlı tutulmalı, bunun için de güçlü örnekler, dikkatini çekecek sözler ustalıkla yerleştirilmelidir. Söyleve kısa ama çarpıcı bir girişle başlamalıyız. Soru sorup kendimiz yanıtlayabiliriz, ünlü bir sözle ya da sarsıcı bir dörtlükle, hatta düzeyli bir espriyle olumlu etkiler yaratabiliriz. Güçlü örnekleri, kanıtları olan kişisel, toplumsal olaylarla canlı bir biçimde sürdürdüğümüz söylevi, can alıcı bir son sözle noktalamalıyız. Çünkü, son söz, doğası gereği en çok hatırlanacak sözdür. Ama can alıcı bir söz ise... 

C. Brown'dan bir alıntı:
Bir söylevin uzunluğu ile saatin hiçbir ilgisi yoktur. Uzun bir söylev, dinleyicilere uzun gibi gelendir. Fakat kı­sası, herkesin bir şey beklediği veya fazlasını beklediği sırada, ansızın biten bir söylevdir. Bir söylev, yirmi dakika sürebileceği gibi, bir saat, bir buçuk saat de sürebilir. Ge­rekli olan, halkın isteğini karşılamaktır. Onlar daha çok istiyorlarsa zaman meselesi söz konusu olamaz. Onun için söylevin ne kadar sürmesi gerektiği saate bakarak değil, halkı gözetleyerek anlaşılır. Karşınızda adamlar ikide birde saatlerine bakıyorlarsa, durum kötüdür. Hatip, dinleyi­cilerin gözlerine bakmalıdır ve gözlerinin nereye dikildiğine dikkat etmeli, akıllarının nerede dolaştığını keşfetmelidir. Çünkü ancak o zaman dinleyicilerin ne istediğini anlamak mümkün olur. 



PLANLI VE AMAÇLI KONUŞMALAR

22 Aralık 2013 Pazar

Forum, Münazara, Diyalog, Açık Oturum

-->

"Kitabımı yayınlatmak istiyorum" diyorsanız tıklayın

 Türkçe fonetik
Şimdi değilse bir gün LAZIM olur
Divanu Lügati't-Türk'ten sonra
Türkçe
dil bilgisine dokunan ilk kitap

e-kitap satın al
Tam bir kaynak eser.
Bu kitaptaki bilgiler
Başka yerde yok

BMÇ Yayıncılık'tan   Satın al.
e-kitap olarak satın al
babil.com  d&r   idefix 


Forum

Bu kelime, dinleyici durumunda olanların da söz alabildikleri, belli bir konu üzerinde düzenlenmiş toplantı anlamındadır günümüzde. Tarihsel kökeniyle de eski Roma'da "Pazar yeri, halkın toplandığı alan, kamusal ve özel işlerin görüşüldüğü merkez, bazı toplum sorunlarının tartışılarak karara bağlandığı toplantı" anlamındadır.

Münazara

Münazarayı iki yönlü bir konunun karşılıklı gruplarca savunulup tartışıldığı konuşma ya da karşılıklı olarak bir konunun lehinde ve aleyhinde ileri sürdükleri düşünceler doğrultusunda yapılan tartışma diye tanımlamak mümkün. Kuşkusuz bu tartışmalar konuşma kurallarına göre oluşur, şekillenir. Münazara, daha çok öğrencilerin konuşma gücünü geliştirme, onlara bir konuşma jimnastiği yaptırma yönünden ele alınmalıdır.

Diyalog

Tam karşılığı "karşılıklı konuşma"dır. Fakat giderek, oyun, roman, öykü gibi edebiyat türlerinde İki ya da daha çok kişi arasındaki konuşma; karşılıklı konuşma biçiminde yazılmış yapıt anlamını kazanmıştır. 

Açık Oturum

Sanatsal, bilimsel, siyasal, toplumsal vb nitelikte bir konuyu, değişik görüşlere sahip küçük bir konuşmacı grubunun, bir dinleyici kitlesi önünde tartışmasından oluşur. Bir başkanın önce konuyu açıkladığı sonra da konuşmacıları tanıtarak başlattığı açık oturumlar, radyo ve televizyonlarda da düzenlenerek bazen çok daha geniş kitlelere ulaşır. Bu durumlarda konuşmacıların tanınmış kişiler olması ve konunun geniş halk kitlelerini ilgilendirmesi önem kazanır. 


PLANLI VE AMAÇLI KONUŞMALAR